www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması

Just another WordPress.com weblog

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması Temmuz 14, 2007

Kategori: www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması — donjuanyasin @ 5:52 pm

Blograzzi de bu isimle eklenen blogların çokluguna bir anlam verememiştim ilkten,Meğerse hepsi yarışma adına blog açmaktaymış.Eee anında bende açtım zaten.Şu anda okudugunuz blog www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması’na aday adayı durumunda.
Ve bu konuda biir çok sayfa google’a indexlenmekte ilgi bir hayli yüksek hatta çok yüksek malum ödüller çok güzel Ödülleri duymadım merak ediyorum dersen burdan.
Ya yarışmaya bende katılıcam ama şartları bilmiyorum abi anlatsana dersen de burdan
Önceden yaptığım incelemede bir kelime hakkında yapılıcaktı.Kelime bizlere 2 gün önce sunulmuş ben biraz geç kalmışım ever kelime biraz uzun www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması ama olsun azimle çalışmalarıma devam etmekteyim.Ama bu konuda benim gibi azimli bir çok webmaster arkadaşın varlığından da haberdar oldum google sayesinde.

Results 1 – 10 of about 124,000 for www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması . (0.11 seconds)

Sıralamaya detaylı bir şekilde göz atmak isterim ben derseniz buraya tıklamanız yeterli.
size her şeyi anlatır herhalde 124bin kolay değil ve sanırım bu sayı daha da artıcak gibi görünmekte.Webmaster arkadaşlarıma başarılar dilerim.Umarım ihtiyacı olan kazanır.

 

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması Sponsorları Temmuz 14, 2007

 

Kutup Ayıları ölüyor kimin yüzünden Temmuz 14, 2007

berkide en üzücü olay budur,insanların basit hataları yüzünden evet cidden çok basit ve gereksiz hatalarımız yüzünden bu zavallı hayvancıkların nesillerini tüketiyoruz ve sonumuz da onların ki gibi acı bir hüsran olucak malesef yapıcak elimizden gelicek pek bir şey yok dememekiyiz.Hepimizin elinden gelebilecek çok şey var arkadaşlar,Lütven biraz dikkat biraz azim ile bu zor sınavdan geçmeliyiz.Bugunlari yarınları kurtarmalıyız,çocuklarınızı düşünemlisiniz atalarımız bizi düşünmedi ama biz gelecek nesilleri düşünmeme gibi bir cahillikte bulunmayalım.Aşağıdaki haberi ve küresel ısınma başlığındaki haberlerimi okumanuzda fayda görmekteyim.

Kutup ayısı

Kutup Ayıları ölüyor


Küresel ısınma sadece iklim değişikliklerine yol açmıyor. Bu yüzden kutup ayıları gibi bazı hayvan türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

İklim değişikliği ve küresel ısınmanın yarattığı etkiler nedeniyle Alaska’da buz kütleleri parçalanıyor ve inceliyor. Bölgedeki kutup ayıları bu buzullar arasında boğuluyor, hayatta kalabilenler ise giderek zayıflıyor.

Kutup ayılarının boğulmaya başlaması haberlerini şaşkınlıkla karşılayan uzmanlar, “bugüne kadar kutup ayılarının boğulduğuna pek rastlanmadı” diyor.

Güçlükle yemek buluyorlar

Giderek zayıflayan hatta boğulmaya başlayan kutup ayıları, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın çevre üzerindeki olumsuz etkilerine sadece küçük bir örnek.

Kutup ayılarının ana beslenme kaynağı foklar. Fokları koklayarak bulan ve sessizce avına yaklaşıp su altından çıkmasını bekleyen kutup ayıları, kırılan buz parçaları yüzünden artık bu ana beslenme kaynağına güçlükle ulaşıyor.

Google AdSense ile websitenizden para kazanın

Sitenize trafiği arttırın. Google AdWords ile reklam verin.

Tehlikede olanlara dikkat

Ayılar, yemek ümidiyle kırılan bir buz kütlesine ulaşabilmek için bazen 100 kilometre yüzmek zorunda kalıyor. Bu kadar uzun mesafeyi yüzmekte zorlandıkları için de boğularak ölüyorlar.

Uzmanlar, küresel ısınmanın doğal hayat üzerinde buna benzer pek çok soruna yol açtığını belirterek, nesli tükenmek üzere olan hayvanlara dikkat çekiyor.

 

KURESEL ISINMA-küresel ısınma Temmuz 14, 2007

 

küresel ısınma tek suc insanlarin Temmuz 14, 2007

Kategori: küresel ısınma, küresel ısınmanın sebepleri — donjuanyasin @ 3:46 pm

Küresel ısınmada suçlu bulundu: İnsan: Küresel soruna ‘küresel teşhis’


Mithat Kadıoğlu
Prof. Dr. Kadıoğlu, “Türkiye orta derecede ısınacak kuşakta yer alıyor” dedi.

İklim değişikliğinin boyutu ve tehlikesi konusunda yapılan en geniş katılımlı toplantıdan sonuç raporu çıktı: Avustralya’daki şiddetli kuraklıktan Avrupa’daki ’sıcak kış’a pek çok alameti bulunan iklim değişikliğinde sorumlu ‘insan’. Fosil yakıtlarla kuraklık, sıcak dalgaları ve kasırgalar doğrudan ilintili

03/02/2007

PARİS/İSTANBUL – Fransa’nın başkenti Paris’te bir araya gelen dünyanın en üst düzeydeki iklimbilimcileri, iklim değişikliğinin insanla bağlantısı konusunda son noktayı koydu.
Dördüncüsü yayımlanan BM’nin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 21 sayfalık raporunda, ‘Yaşanmakta olan küresel iklim değişikliği, kesin denebilecek bir olasılıkla (yüzde 90) insan etkisiyle yaratılmaktadır’ sonucuna varıldı. 2001′de açıklanan IPCC raporunda, aynı oran yüzde 66 olarak ifade edilmişti.
130 ülkeden 2 bin 500′ü aşkın araştırmacı, Avustralya’daki korkunç kuraklıktan Avrupa’daki rekor seviyelere ulaşan ’sıcak kış’ gibi geniş yelpazedeki ‘anormalliklerin’ insanoğlunun son 50 yılda yaktığı fosil yakıtlara bağlı olduğu konusunda uzlaştı. Raporun konu başlıkları ve bunun Türkiye’deki etkileri konusunda Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu’nun yorumları şöyle:

Google AdSense ile websitenizden para kazanın
Sitenize trafiği arttırın. Google AdWords ile reklam verin.
1300 yılın sıcağı
Küresel ısınma, global warningOkyanusların 3 bin metre derininde bile etkisi hissedilen ısınma, sulardaki yaşam zincirini bozuyor.

  • 1906′dan 2005′e geçtiğimiz 100 yılda yeryüzü sıcaklığı 0.7 derece arttı. Küresel ısınma son 50 yılda bütün yüzyılın iki katı oranında arttı. Son 50 yılda Kuzey Yarımküre’de, 1300 yılın en sıcak günleri yaşandı.
  • Küresel ısınma, pek çok açıdan daha ‘gözle görülür’ hale geldi. Okyanusların 3 bin metre derinliğinde sıcaklık artışı söz konusu. Her iki yarımkürede dağlarda bulunan buzul ve karlar eridi. 1961′den 2003′e tüm dünyada deniz seviyesi 1.8 milimetre oranında yükseldi. Bu artışın başlıca sebeplerinden biri ‘termal genleşme’, çünkü su ısındıkça genleşiyor ve sıcaklıklar arttıkça su ısınıyor. Buzul ve karların erimesi de su seviyesinin yükselmesine neden oluyor.
  • 1970′lerden itibaren kuraklıklar ‘daha yoğun ve daha uzun süreli’ oldu ve daha geniş alanlarda, özellikle tropikal bölgelerde görüldü.
    MİKTAD KADIOĞLU: Türkiye her ne kadar coğrafik olarak tropikler dışındaysa da muz gibi tropikal ürünlerin yetiştirilebildiği, tropikal özellikleri de barındıran bir ülkedir. Bu nedenle üst tropiklere yakın olan Türkiye’de de kuraklığın şiddeti ve süresinde önemli artışlar olacaktır. Zaten olmakta da.
  • 1900′den 2005′e Kuzey ve Güney Amerika’nın doğu bölgelerinde, Kuzey Avrupa’da ve Kuzey ve Orta Asya’da yağış miktarı ‘önemli ölçüde’ arttı. Buna karşılık Akdeniz, Güney Afrika ve Doğu Asya’nın bazı bölgelerinde kuraklık görüldü.
    MİKTAD KADIOĞLU: Bütün iklim senaryoları sadece kışın ve sadece Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerimizde yağış miktarının yüzde 10 civarında artacağını öngörüyor. Kışın diğer bölgelerimizde ve yazın tüm Türkiye’de maalesef yağış miktarında yüzde 20′lere varan azalma bekleniyor. Yani Türkiye’nin daha büyük bir su kıtlığı problemi ile karşı karşıya kalacağını söyleyebiliriz.
  • Antarktika’nın devamlı don altında kalan toprak alt tabakaları (permafrost) son 30 yılda 3 derece ısındı. 1900′den beri Kuzey Yarımküre’deki donmuş bölgelerin alanı yüzde yedi oranında azaldı.
    MİKTAD KADIOĞLU: Türkiye’de permafrost yerler sadece çok yüksek dağlarımızın zirvelerinde bulunmaktadır. Ama ülkemizde de karlı ve buzlu yüzeylerin alanı önemli oranda azalmaktadır.
  • Kaynak: radikal
  •  

    Küresel ısınmayı yavaşlatmak için neler yapabiliriz Temmuz 14, 2007


    Uzmanlar, küresel ısınmayı yavaşlatmak için 10 yıl kaldığı konusunda uyarıyor. Küresel ısınma, tüm dünyayı olduğu gibi, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Daha şimdiden kuraklık tehdidi baş gösterdi bile… Dünya Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWW-Türkiye), bireysel olarak uygulayabileceğimiz basit ama etkili önlemler konusunda yol gösteriyor.

    Küresel ısınmaya karşı basit önlemler:
    1. Su
    Tatlı su, yeryüzünde yaşamın sürekliliği için en temel gereksinimdir. Yeryüzünün yüzde 70′i suyla kaplı olmasına karşın, bunun yüzde 97’si deniz suyudur. Yüzde 2’si kutuplarda buzul halindedir. Sonuç olarak, tüm dünyada içilebilir su miktarı varolan kaynakların yalnızca yüzde 1′idir.

    Bu kaynaklar, artan dünya nüfusu, kalkınma ve yatırım kararları nedeniyle giderek tükenmektedir. Kalkınma programları, tatlı su kaynaklarının sürekliliğiyle uyum içinde yürütülmedikçe, doğaya verilen zarar artacaktır.

    Su döngüsü ve onu destekleyen ekosistemler, suyu arıtarak ve geri dönüştürerek insanlar, hayvanlar ve bitkiler için hazır hale getirir. Ancak günümüzde en çok bozulmuş habitat türü tatlı su ekosistemleridir. Türkiye’de son 40 yıl içinde 1 milyon 300 bin hektar sulak alan kurutulmuş ve tahrip edilmiştir. Bu da Van Gölü’nün üç katından fazladır.

    Türkiye’nin tüm kullanılabilir su varlığı 110 milyar metreküptür. Tuna Nehri’nin Karadeniz’e bir yılda 206 milyar m3 su boşalttığı göz önüne alınırsa, sanılanın aksine, ne kadar su fakiri olduğumuz anlaşılacaktır.

    •Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın.
    •Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur.
    •Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.
    •Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.
    •Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.
    •Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5′i kadardır. Akan tesisatınızı onarın.
    •Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.
    •Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.
    •Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.
    •Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin.
    •Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.

    2.Tarım ve gıda
    •Organik tarımla elde edilen ürünleri seçin. Organik tarımla elde edilen sebzeler diğerlerine göre daha fazla yararlı madde içermektedir.
    •Uluslararası sertifikaları olan organik tarım ve hayvancılık ürünlerini tüketerek sürdürülebilir üretimleri destekleyin, organik tarımın yaygınlaşmasına katkıda bulunun.
    •Günlük gıdalarınızı seçerken mümkün olduğu kadar yaşadığınız yörede ve bulunduğunuz mevsimde yetişen taze besinleri tercih edin. Bu hem sizin sağlığınız hem de çevre açısından en doğru yaklaşımdır.
    •Doğal koşulları zorlamadan ve değiştirmeden elde edilen ürünlerle beslenerek hem kendinize, hem de çevreye verilen zararın azalmasına katkıda bulunun.
    •İşlenmiş, ambalajlanmış gıda satın alırken ya da tüketirken mutlaka üretim, tüketim tarihlerini ve içindekiler bölümünü okuyun. Ürünün içinde bilmediğiniz maddeler varsa mutlaka ne olduklarını araştırın.

    3.Temizlik
    •Temizlik ürünü satın alırken, ne tür temizlik için kullanacağınızı düşünün. Yalnızca gereksiniminiz olan ürünleri satın alın.
    •Temizlik ürünü satın alırken konsantre ürünleri tercih etmeniz hem tasarruf sağlar, hem de daha az ambalaj tüketmenize neden olur.Ambalajı geri dönüştürülmüş ürünleri tercih edin.
    •Aldığınız ürünü kullanmadan önce, mutlaka kullanma kılavuzunu okuyun.
    •Temizlik ürünlerini kesinlikle birbiriyle karıştırmayın.
    •Kullanma dozunu etikette belirtildiği kadar ayarlayın. Fazla kullanmak daha iyi temizlik sağlamazken, hem sağlığınıza, hem de çevreye daha çok zarar verir.
    •Temizlik ürününü çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın.
    •Temizlik ürünlerinin kapaklarını sıkıca kapatın ve hiçbir temizlik ürününü yiyeceklerle aynı dolapta saklamayın.
    •Temizlik ürünlerini sonuna kadar kullanın. Ambalajları içinde kalan maddelerle çöpe atmayın.
    •Hiçbir temizlik ürününü kendi ambalajından başka bir ambalajda saklamayın.
    •Bulaşık makinesine koymadan önce yemek artıklarını iyice temizleyin.
    •Yanıcı maddeleri yaşam alanınızdan uzak bir yerde saklayın.
    •Temizlik ürünlerini oda sıcaklığında ve kuru bir yerde saklayın.
    •Fazla miktarda temizlik ürünü kullanılması gerektiğinde, ortamı iyice havalandırın.
    •Bulaşık ve çamaşır makinenizi aşırı doldurmamaya özen gösterirken, tam dolmadan da çalıştırmayın.
    •Temizlik ürünlerini her kullanışınızda koruyucu eldiven kullanma alışkanlığı edinin.

    4.Enerji
    Her tür enerji, elde edilmesinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar geçtiği tüm aşamalarda havaya, suya, yaşayan canlılara ya da yok edilmesi sorun olan atıklarıyla çevreye zarar verir.

    Hidrolik enerji, nehirlere barajlar kurulmasına, barajlar da nehir kıyısında yaşayan insan topluluklarının başka yerlere göç etmesine ve nehir ekosisteminin çökmesine sebep olur. Rüzgar ve güneş enerjisi santralleri habitatların etkilenmesi ve doğal peyzaj bütünlüğünün bozulması anlamına gelir.

    Biyokütle enerjisi temini için kullanılan bitkilerin yetiştirileceği tarlalar, belirli doğal alanların tarım alanına dönüştürülmesine sebep olur. Fosil yakıtların yerini nükleer enerjinin alması, hem nükleer kaza kaygısı, hem de radyoaktif atıkların güvenli biçimde depolanamaması yüzünden olanaksız görünür.

    •Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın.
    •Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın.
    •Floresan ampulleri tercih edin.
    •Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar. Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir.
    •Suyu ocak yerine elektrikli ısıtıcıda ısıtarak hem daha hızlı sonuç alırsınız, hem de daha az enerji harcarsınız.
    •Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın.
    •Klimaların filtresini en az ayda bir kez değiştirin.
    •Evinizi ısı kaybına karşı yalıtın.
    •Eşyalarınızı radyatörleri kapatacak şekilde yerleştirmeyin.
    •Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin.
    •Klima kullanıyorsanız, doğrudan güneş ışığı almayan yerlere yerleştirin.
    •Mutlaka kurşunsuz benzin kullanın. Yüksek performans sağlayan benzin türlerini yeğleyin.
    •Otomobil alırken, öncelikle gereksiniminize göre büyüklüğünü belirleyin. Daha sonra da kendi sınıfında yakıt tüketimi en az olan modelleri seçin. Hem siz tasarruf edersiniz, hem de doğaya yararlı olursunuz.
    •Evinizde kullandığınız yakıtların düşük kükürt içermesine özen gösterin.
    •Günümüzde çalıştırılmadan önce otomobillerin motorlarının ısıtılmasına gerek yoktur.
    •Otomobillerde aşırı yük taşımak benzin tüketimini artırır. Taşıma kapasitesini aşmayın.

    5.Ulaşım
    Ulaşım araçlarının karbondioksit (CO2) emisyonu, sera etkisi yaratan en etkin gazlardandır. Toplam karbondioksit emisyonunun yüzde 80′i ve azot oksitlerin (NOx) emisyonunun yüzde 60′ı kara yolu ulaşımından kaynaklanır.

    •Olabildiğince toplu taşıma araçlarını tercih edin.
    •Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüyün.
    •Satın alırken kurşunsuz benzin tüketen araçları tercih edin.
    •Aracın egzoz emisyon ölçümünü, lastiklerin rot-balans ve hava ayarını düzenli aralıklarla yaptırın.
    •Benzin deposunu ağzına kadar doldurtmayın. Depo çok dolu olduğunda benzin buharı sızarak hava kirliliğine sebep olur.
    •Dengesiz ve aracın kapasitesinin üzerindeki yüklemeler, daha fazla benzin yakılmasına ve lastiklerin ömrünün azalmasına sebep olur.
    •Uzun duraklamalarda aracın kontağını kapatın.
    •Kullandığınız fren ve debriyaj balatalarının asbestsiz olmasına dikkat edin. Her fren yaptığınızda balatalardan ya da sürekli kullanım halinde olan debriyaj sisteminden atmosfere karışan asbest, solunum yoluyla akciğerlere gider.
    •Aracınızın düzenli bakımını ihmal etmeyin.
    •Gereksinim duyduğunuzdan daha büyük araç almayın. Aracınızın hava ve yakıt filtrelerini her zaman temiz tutun.
    •Araç kullanırken bütün camları sonuna kadar açmak aracın aerodinamik yapısını bozarak daha fazla yakıt tüketimine sebep olur.
    •Patinajlar ve ani frenler hem daha fazla yakıt tüketmenize, hem de lastiklerin ve fren balatalarının aşınmasına sebep olur.
    •Satın aldığınız aracın Avrupa Birliği emisyon normlarına uygun bir motora sahip olduğundan emin olun.

    6.Ambalaj
    Plastik
    Plastiğin doğada yok olma süresi bin yıldır. Ham petrol, doğal gaz gibi yenilenemeyen kaynaklar plastik üretimi için azaltılmakta, oluşan zararlı gazlar hava, su ve çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Plastik yandığında, çok tehlikeli bir madde olan ve sera etkisi yaratan dioksin ortaya çıkar.

    Cam
    Kullandığımız tüm ürünler içinde yüzde 100 geri dönüştürülebilen ve sonsuz kullanımı olan tek madde camdır. Cam çevreden toplanıp renk ayrımı, temizleme, yıkama ve öğütme işlemlerinden geçtikten sonra yeniden üretime kazandırılır.

    Kırık camların eritilmesi ve yeniden değerlendirilmesi, asıl süreçten yüzde 32 daha az enerji kullanılmasını sağlar. Yani, bir tek cam şişe geri dönüştürüldüğünde, 100 Watlık bir ampulü dört saat yakabilecek enerji tasarruf edilmiş olur. Hammadde kullanımı yerine geri dönüşüm yoluyla üretilen cam, üretimi sırasında neden olunan hava kirliliğini yüzde 20 oranında, su kirliliğini de yüzde 50 oranında azaltır.

    Cam ambalajların bir özelliği de cam şişe ve kavanozların yıkanarak tekrar kullanılabilmesidir. Bunlar toplandıktan sonra fabrikada yıkanır ve tekrar doldurulurlar. Bir cam şişe ortalama 20 kez kullanıldıktan sonra geri dönüştürülür.

    Kağıt
    Kağıdın hammadesi olan selüloz lifi, odun, pamuk, şeker kamışı ve kullanılmış kağıttan elde edilir. Avrupa’da atık kağıt tüm kağıt üretiminin yüzde 65′ini karşılamaktadır.

    Kullanımdan geri dönen atık kağıtlar, mürekkepten arındırma ve beyazlatma gibi birtakım işlemlerden geçirilir. Üretilen kağıdın, en iyi koşullarda ancak yüzde 40′ı geri dönüştürülebilmektedir.

    İş dünyasının yazı kağıtları ve fotokopilerden yılda yaklaşık 1 milyon ton atık kağıt ürettiği tahmin edilmektedir.

    Yüzde 100 geri dönüşümlü kağıttan üretilmiş bir ton kağıt, 17 ağaç, 4100 kws enerji ve yaklaşık 26.5 m3 suyun tasarruf edilmesi demektir. Geri dönüşümlü liften üretilmiş kağıt, hava kirliliğini yüzde 74, su kirliliğini yüzde 35, enerji sarfiyatını yüzde 28 oranında azaltmaktadır. Ancak bir süre sonra lifleri parçalanarak kullanılmaz hale geldiği için kağıt atıklarının geri dönüşümü sınırlıdır.

    Metal
    Bugün konserve, reçel, hayvan mamaları, tatlılar, çaylar, kahveler, meşrubatlar ve spreyler gibi birçok ürünün saklanmasında metal ambalajlar kullanılmaktadır.

    Evsel atıkların yüzde 5′ini oluşturan metal ambalajların çöpe atılması, çok büyük miktarda hammadde ve enerji kaybına sebep olur. Metal ambalajların geri dönüştürülmesi, kok kömürü, kireçtaşı ve demir cevheri çıkartılmasının üzerindeki yükü ve çöp dağlarında kapladıkları yeri azaltmaktadır.

    Bir ton kalay kaplı çeliğin geri dönüştürülmesi sonucu 1.5 ton demir cevheri ve 0.5 ton kok kömüründen tasarruf edilmektedir. Hammadde olarak demir cevheri kullanmak yerine metal ambalajların geri dönüştürülmesi enerji sarfiyatını yüzde 70, hava kirliliğini yüzde 30 ve su kirliliğini yüzde 60-70 azaltır.

    Aluminyum

    Değerli olması ve çok kolay işlenmesi, alüminyumun geri dönüşümünü kolaylaştırmıştır. Bugün, tüm dünyada dakikada yaklaşık 108 bin alüminyum kutu geri dönüştürülmektedir. Orijinal hammadde kullanmak yerine geri dönüşüm yoluyla üretilen her bir alüminyum kutunun üretiminde yüzde 95 daha az enerji harcanmaktadır.

    •Geri dönüşümü destekleyin. Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin.
    •Cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın.
    •Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın.
    •Plastik traş bıçağı, çakmak, tükenmez kalem, folyo pişirme kapları gibi tek ya da çok az kulanımlık ürünleri kullanmayı en aza indirin.
    •Az miktardaki alışverişlerinizde plastik poşet kullanmayın.
    •Büyük boy ürünleri kullanın. Hacmi fazla ürünler hem daha fazla kulanım hem de daha az ambalaj tüketimi demektir.
    •Şişe ve kavanoz gibi cam saklama ürünlerini tekrar kullanın.
    •Atmak istediğiniz cam malzemeleri organik çöplerle birlikte atmayın. Biriktirip en yakınınızdaki cam kumbaralarına atın.
    •Cam şişe ve kavanozları atarken renklileri ve renksizleri ayırın. Metal kapakları çıkartın.
    •Çok fazla ambalaj malzemesi kullanılmış ürünleri almayın.
    •Çocuklara oyuncak alırken dayanıklı olmasına dikkat edin. Oyuncaklar bozulduklarında çöpe giderler ve geri dönüşümleri çok zordur.
    •Hediye olarak sevdiklerinize bir çevre örgütünün üyeliğini verin.

    7.Sağlık
    •Doğru ve dengeli beslenme alışkanlıkları edinin.
    •Doğal yöntemlerle üretilmiş, ekolojik sebze ve meyvelerle beslenmeye özen gösterin.
    •Düzenli spor yapın.
    •UVA ve UVB ışınlarının zararlarından korunmak için mutlaka filtreli güneş gözlüğü kullanın.
    •Güneşe çıkarken mutlaka koruyucu güneş gözlüğü kullanın.
    •Sigara içmeyin, sigara içilen ortamlardan olabildiğince uzak durun.
    •Evde kullandığınız boya incelticileri, temizlik malzemeleri gibi çözücülerin kapaklarını işiniz bittiğinde sıkıca kapatın. Bu ürünlerin içinde bulunan bazı zararlı maddeler buharlaşarak havaya karışır ve sağlığınızı ciddi olarak tehdit eder.
    •Hastalandığınızda doğru ilacı, doğru zamanda, gerektiği miktarda kullanın. Doktor önerisi dışında ilaç kullanmayın.
    •İlaçları ve aşıları uygun sıcaklıkta saklayın. Kullanmadan önce prospektüsleri okuyun.
    •Son kullanma tarihi geçen ilaçların çöpe atılması çevre açısından tehlike yaratır. Bu ilaçlar usulüne uygun olarak paketlenerek Belediye Sağlık İşleri’nin denetiminde ortadan kaldırılmalıdır.

    8.Bilgisayar ve ofis malzemeleri
    Bilgisayar, yaklaşık 24 kiloluk bir metal, plastik, cam ve silikon yığınıdır. Bir tek bilgisayarda bulunan yongaları üretmek için 12 ton su tüketilir. Bütün bir bilgisayarın üretimindeyse yaklaşık 33 ton su, 1 kg bakır, 700 çeşit kimyasal madde kullanılır, 2300 kws enerji harcanır ve 63 kg çöp ortaya çıkar.

    •Evinize ya da iş yerinize alacağınız bilgisayarın, yazıcının ya da fotokopi makinesinin, hem şimdiki hem de gelecekteki gereksinimlerinizi karşılayacak nitelikte olmasına özen gösterin.
    •Elektrik tüketimi benzerlerine göre daha düşük modelleri satın alın.
    •Aldığınız bilgisayarın ya da ambalajın, CD, disket, toner, kartuş vb. ofis gereçlerinin geri dönüşümlü malzemeden üretildiğinden emin olun.
    •Geri dönüşümlü kağıt kullanabilen yazıcıları yeğleyin.
    •Bilgisayardaki metinlerden kağıt çıktısı almaktan vazgeçin. Bu konuda ısrar eden kişilerin de bundan vazeçmesini sağlamaya çalışın.
    •Yazılı haberleşme yerine elektronik haberleşmeyi, kağıt kullanarak faks çekme yerine bilgisayarla faks çekmeyi ya da e-posta göndermeyi, belgeleri fotokopiyle çoğaltmak yerine elektronik ortamda iletimini tercih ederek kağıt kullanımını en aza indirin.
    •İş yerinde yazıcıları olabildiğince paylaşın.
    •Kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarınızı ve tüm ofis gereçlerini kapatın. Bekleme konumunda da enerji tüketimi önemli düzeydedir.
    •Yazıcı ve fotokopi makinelerinde, üreticinin önerdiği kağıt ve diğer tüketim malzemelerini kullanın. Yanlış malzeme, gerecin bozulmasına sebep olabilir.
    •Kullanmayacağınız bilgisayarları atmayın, Türkiye’de bilgisayarla henüz tanışmamış daha pek çok okul olduğunu unutmayın.

    9.Kozmetik
    •Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın.
    •Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın.
    •Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur.
    •Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın.
    •Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın.
    •Hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri satın almayın.
    •Geri dönüşümlü ambalajı olan ürünleri tercih edin.
    •Ürünün etiketini, içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun.
    •CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin.
    •Makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir.
    •Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın.
    •Göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin.
    •Araba kulanırken asla göz makyajı yapmaya çalışmayın.
    •Enfeksiyon durumunda, durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın.
    •Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin.
    •”Dermatolojik olarak test edilmiştir”, “hipoalerjenik”, “doğal ürünler içerir” gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın.
    •Güneşe çıkarken, mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın.
    •Alfa hidroksil asit (AHA) içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin.
    •AHA içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır. AHA içerikli bir ürün kullanıyorsanız, güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın.
    •Saçlarınızı boyatmadan 24 saat önce dirseğinizin iç tarafına çok az miktarda boyayı sürerek deneyin. Saç boyaları birçok kişide alerjik tepkilere yol açmaktadır.
    •Manikür sırasında, tırnakları çevreleyen deriyi kesmeyin ve itmeyin. Bu deriler, tırnağı oluşturan hücreleri korumakta ve enfeksiyonu engellemektedir.
    •Yapay tırnak kullanmayın. Uzun süre yapay tırnak kullanımı tırnakların ince, donuk ve kırılgan olmasına neden olur.

    10.Zehirli kımyasallar
    Oturma ve yatak odasında
    •Sentetik halılar, sentetik köpüklerden yapılan şilteler ve döşemeler, köpük, lateks ya da plastik malzemeden yapılan örtüler kullanmayın, bunlar uçucu organik kimyasallar (VOC) yayar. Yün, pamuk, jüt gibi organik doğal liflerden üretilmiş halıları tercih edin.
    •Halı yerine ahşap, seramik ya da mantar taban malzemelerini tercih edin.
    •Ürünlerde bulunan, brom içeren yanmayı önleyici maddelere kısıtlama getiren TCO 95 etiketi taşıyan bilgisayarları ve monitörleri alın.
    •Eğer hamileyseniz, halı kaplatma ya da önceden kaplanmış halıları kaldırtma, badana-boya işleri yaptırmayın.
    •Oda spreyleri ve koku yayıcılar yerine temiz havayı yeğleyin, pencerelerinizi açın! Bunu yapamıyorsanız, bir kase kabartma tozu gibi doğal koku gidericileri ya da vazo çiçekleri kullanın.
    •Kuru temizlemeden olabildiğince uzak durun. Makinede yıkanabilen kumaşları tercih edin.
    •Yatak odanızda televizyon, bilgisayar, video gibi elektronik aletler bulunmamasına özen gösterin.

    Çocuk bakımında
    •İçeriğinde polikarbonat bulunan biberonları satın almayın. Piyasadaki biberonların çoğu, bisfenol A içeren polikarbonattan yapılmıştır. Bisfenol A, biberonun içindeki sıvıya geçebilen, hormon sistemine zarar verici bir kimyasaldır. Biberonun ambalajındaki PC7 yazısı ya da geri dönüşüm üçgeni içindeki 7 rakamı, ürünün içeriğinde polikarbonat kullanıldığını belirtir.
    •Eskimiş biberonları kullanmayın.
    •Çocukların iki yıldan daha eski PVC oyuncaklarla oynamasına izin vermeyin.
    •Çocuklar için plastik logo taşımayan ve kimyasal işlemden geçmemiş giysileri tercih edin.

    Banyoda
    •Sentetik kokulu kozmetikleri kullanmak yerine, doğal ürünlerden yapılmış, kokusuz kozmetikleri kullanın.
    •Triklosan içeren diş fırçalarını, diş macunlarını ve ağız sularını kullanmayın.
    •Tehlikeli kokuları ve uçucu organik kimyasalları emebilen vinil yer malzemesinden uzak durun.
    •Klorinle ağartılmış kağıt bazlı temizlik ürünlerini kullanmayın.
    •Ürünlerinde phthalates kullanılmadığını belirten markaları tercih edin.
    •İçinde böcek öldürücü bulunan bit şampuanlarını kullanmayın. Bunlar tümüyle zehirli kimyasallardır. Plastik bit tarağı kullanarak, saçları ıslakken tarayın.

    Mutfakta
    •Taze meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan ve soymadan yemeyin.
    •Konserve gıdalardan uzak durun.
    •Triklosan içeren plastik kesme tahtalarını, bulaşık bezlerini, süngerleri, deterjanları, sabunları ve dezenfektanları kullanmayın.
    •Streç film kullanmayın.
    •Ambalajında PVC3 ve PC7 yazılarını ya da geri dönüşüm üçgeni içinde 3 ve 7 sayılarını gördüğünüz ürünleri almayın.
    •Taze, organik gıdaları işlenmiş gıdalara tercih edin.
    •Su filtresi kullanın.
    •Yağ oranı yüksek yiyeceklerin tüketimini en aza indirin.
    •Ton balığı gibi yağ oranı yüksek balıklar, yüksek düzeyde kimyasal madde içerebilir. Bu durum özellikle çocuklar, hamile kadınlar, hamile kalmayı planlayan ya da bebek emziren kadınlar için zararlıdır.

     

    küresel ısınmanın türkiye de etkileri Temmuz 14, 2007

    Kategori: küresel ısınma, küresel ısınmanın etkisi — donjuanyasin @ 2:55 pm


    Çukurova pamuk işçileri, Adana

    Küresel ısınmadan en çok etkilenecek bölgenin Akdeniz olacağı belirtiliyor. Başta Çukurova olmak üzere Konya Havzası ve Ege Bölgesi küresel ısınmanın olumsuz sinyallerini şimdiden vermeye başladı.

    Çukurova için pamuk, Konya için şeker pancarı, Ege için ise kiraz artık hayal olacak.

    Çukurova çiftçisi şaşkın. Geçtiğimiz kasım ayında aşırı yağışların ardından gelen sel felaketiyle mücadele eden çiftçiler şimdi de üç aydır yağmur yağmamasının neden olduğu susuzlukla başa çıkmaya çalışıyor.

    Çiftçiler telafi için ektikleri buğdayın henüz çimlenmemesinden kaygılı.

    Çukurovalılar baharda ekilmesi gereken pamuk, mısır gibi ürünlere verilecek su olmadığını söylüyor. Halkın bir kısmı çareyi yağmur duasında, bir kısmı da kurban kesmede arıyor.

    Çukurova’nın kuzeybatısındaki Konya Ovası ise çoktan çölleşme belirtileri göstermeye başladı. Bölgedeki mevcut kaçak kuyular, bilinçsiz sulama ile düşen yağış miktarının azlığı ovayı tehdit ediyor.

    Ege daha şanslı

    Ege Bölgesi şimdilik şanslı ancak bazı kesimlerinde belirtiler üreticileri ürkütüyor. Erik ağaçları çiçek açtı, kiraz kış uykusuna yatmadan tomurcuk vermeye başladı.

    Yaş meyve sebze ihracatının en büyük kalemi olan kiraz, küresel ısınma mağdurları arasında yer alacak gibi gözüküyor.

    Bilimadamları, büyük ve sayısı artan orman yangınları ve buzulların erimesiyle sahilerin dolacağını öngörüyor. Tarım arazilerindeki ürün değişikliği de büyük nüfus hareketlerini yani göçleri ve bulaşıcı hastalıkları artıracak. Türkiye’nin güney sahillerindeki güneş deniz kum turizmi Samsun ve Trabzon’a kayacak.

     

    Küresel ısınmaya karşı ‘güneş kent’ Temmuz 14, 2007

    Kategori: küresel ısınma — donjuanyasin @ 2:50 pm

    Günbatımı


    Küresel ısınmanın yaratacağı olumsuz sonuçlardan alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan ‘güneş kent’ modeliyle korunulması öneriliyor.

    ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Göksu, ‘güneş kent’ modelinin doğaya saygılı, ekolojik, tüm sisteminin güneş enerjisi ve doğa dostu alternatif enerji kaynaklarıyla çalıştığını söyledi.

    Küresel ısınmayla ilgili ciddi anlamda politikalar oluşturulması gerektiğini vurgulayan Göksu, ”Bu politikaların başında, bu işi yönetecek bir merkezin kurulması geliyor. Biz bunu 1.5 yıl önce üniversite olarak ilgili bakanlığa proje olarak sunduk. Güneş araştırmaları merkezi kurulsun dedik” diye konuştu.

    Küresel ısınma, iklim felaketi gibi konular üzerinde yıllardır çalıştıklarını belirten Göksu, ”Güneş kent modelini tanıtmak için harekete geçtik. Ancak bunda da başarılı olamadık. O zamanlar herkes bu işe gülüyordu. ODTÜ’de güneş kent modelinin gelişmesine fikirsel katkılarda bulunduk. Dünyada 100′den fazla kent, güneş kent projeleri yapıyor ve uyguluyor. Başta da Avrupa kentleri” dedi.

    Göksu, AB üyesi ülkelerin, güneş kent projeleriyle ilgili çalışmaları desteklediğini de anlattı:

    ”Bu proje neden önemli. Çünkü, bugünkü uygarlık her yönüyle kirletici bir uygarlıktır. Bu uygarlığın faaliyet alanları kentlerdir. Nüfusun yüzde 80′i kentlerde yaşar. Dolayısıyla petrole, kömüre dayalı kentler, dünyayı kirletici odaklar, kirletme bacaları gibi çalışır. Dünya kirlenmesinin yüzde 80′inden kentler sorumludur.

    Her bir ülkede gerçek anlamda çevre kirliliğini önlemek, atmosferde sera gazlarını azaltmak istiyorsanız ciddi bir biçimde güneş kentleri devreye sokmalısınız. Dolayısıyla hem ülkeleri harekete geçirecek hem de teknoloji üretecek ve uygulayacak bir altyapının kurulmasına ihtiyaç var.”

     

    küresel ısınma ve deri kanseri Temmuz 14, 2007

    Kategori: küresel ısınma — donjuanyasin @ 2:47 pm

    Küresel ısınma ve derikanseri güneşlenirken dikkat

    Küresel ısınmayla birlikte güneşin etkisini artırması, deri kanseri vakalarının görülme sıklığında artışa neden oluyor.

    Dermatokozmetoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükran Tunalı, güneş ışınlarının deriye birçok zararı bulunduğunu, uzun süre güneşte kalan kişilerde, ilk planda görülen deri rahatsızlığının, deri kanseri olduğunu belirtti.

    Tunalı, küresel ısınmayla birlikte deri kanseri vakalarında büyük bir artış meydana geldiğini anlattı:

    ”Deri kanseri türleri arasında en önemlisi, malign melanom olarak adlandırdığımız kömür karası renginde bir ben. İç organları kolaylıkla sarabilmesi nedeniyle tanı konulduğunda mutlaka cerrahi olarak çıkartılması gerekiyor.

    Küresel ısınma nedeniyle, nadir görülen malign melanom vakalarında da artış meydana geldi. En tehlikeli cilt kanseri türü olan malign melanom vakasına, Bursa’da daha önce sadece 5 yılda bir rastlarken, günümüzde yılda 50 vakaya rastlıyoruz. Güneşten korunmak, mutlaka gerekli bir durum halini aldı.”

    Tunalı, güneş ışınlarının sadece deri kanserine neden olmadığını, aynı zamanda derinin altında deriye canlılığını veren ‘destek yapı’ denilen dokuyu da erittiğine işaret etti.

    Prof. Dr. Şükran Tunalı, ”Bu doku eriyince, ciltte, çiftçi derisi olarak adlandırdığımız çok derin çizgilenmeler oluyor. Bu, uzun süre güneşte kalan kişilerde ve solaryuma giden kişilerde gördüğümüz bir deri görüntüsü” dedi.

    Güneşe karşı güneş geçirmeyen elbiseler

    Tunalı, güneşin zararlı etkilerinden, değişik yöntemlerle korunmanın mümkün olduğunu açıkladı:

    ”Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için en az 30 koruma faktörlü güneş kreminin, sadece yazın değil kışın da kar veya güneş varsa mutlaka kullanılması gerekiyor.

    Kremin ikişer saat arayla veya deniz ve havuzdan çıktıktan sonra mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Bunlar da yeterli olmuyor, son zamanlarda güneş geçirmeyen elbiseler öneriliyor. Ayrıca, deri kanserinin bir bölümünün kulaklarda yerleşebilmesi nedeniyle çok geniş kenarlı şapkaları da öneriyoruz.”

     

    küresel ısınmanın etkisi Temmuz 14, 2007

    Kategori: küresel ısınma, küresel ısınmanın etkisi — donjuanyasin @ 2:45 pm

    Küresel ısınma resimleri

    Küresel ısınmanın etkisi sanılandan daha fazla olacak

    Canlı türlerinin yüzde 20-30′u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya

    Birleşmiş Milletler’in hazırladığı Küresel Isınma Raporu’nun ikinci bölümü önümüzdeki ay açıklanacak. Bu bölümde, küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün daha da artması somut verilerle gözler önüne seriliyor.

    Raporun ilk kısmında, küresel ısınmadan insanlar sorumlu tutuluyordu.Der Spiegel dergisinin ele geçirdiği ikinci bölümde ise, küresel ısınmanın etkisinin düşünülenden çok daha fazla olacağı vurgulanıyor.

    Rapor, bu etkilerin önümüzdeki yıllarda ne şekilde görüleceğini de somut şekilde ortaya koyuyor.
    Google AdSense ile websitenizden para kazanın Sitenize trafiği arttırın. Google AdWords ile reklam verin.

    Dünyada küresel ısınmadan etkilenmeyecek hiçbir bölge yok, sadece bazı bölgeler daha çok zarar görecek.

    Daha çok etkilenecek bölgeler, kutuplar, deniz seviyesinin yükselecek olmasından dolayı Pasifik’teki küçük adalar, kıtlıkla bağlantılı olarak Afrika’daki Sahra altı ülkeler ve Asya’da nehirlerin çok olduğu delta bölgeleri olarak sıralanıyor.

    Asya’daki bu bölgelerin nehir sularının yükselmesi sonucu sellerle boğuşacağı tahmin ediliyor. Asya’daki sellerin yüz milyonlarca kişiyi etkileyeceği hesaplanıyor.

    2 bin 500 bilimadamı tarafından hazırlanan raporun ikinci bölümü henüz kamuoyuna açıklanmadı.

    Alman Der Spiegel dergisinin ele geçirdiği bu bölümde, küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün daha da artması somut verilerle gözler önüne seriliyor. İşte bazıları:

    Buzulların erimesiyle oluşan göllerin sayısı ve kapladıkları alan giderek artıyor. Bu durum ölümcül selleri beraberinde getirebilir.
    Dağlık alanların buzlarla kaplı bölümleri eriyor, bu da toprak kayması riskini artırıyor,
    İlkbahar erken başlıyor, bu yüzden ağaçlar erken çiçek açıyor, kuşların göçleri etkileniyor.
    Birçok bitki ve hayvan yaşam alanlarını iklim ılıman olduğu için dağlara doğru genişletiyor.

    Bilimadamları bu raporu hazırlamak için 70′den fazla uluslararası çalışmayı inceledi, 30 bini aşkın veriyi değerlendirdi.

    Rapora göre canlı türlerinin yüzde 20-30′u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Üstelik bunun gerçekleşebileceği tarih 2050.

    Raporu hazırlayan ekibe göre 2030′a kadar küresel ısınmayla mücadele için 16 milyar dolar gerekiyor. Zaman da giderek daralıyor. Rapora göre insanlığın bu kötü gidişatı değiştirmek için sadece 2020′ye kadar ciddi adımlar atması gerekiyor.